Sosyal Medyanın Akışına Kapılmak

dilarayildiz

Çaylak
Sosyal medya, amacına göre kullanıldığında büyük faydalar sağlıyor. Ancak gerçeklikten bir nebze uzak olan uygulamalara kendimizi kaptırırsak sonuçları pek iyi olmuyor. Sosyal medyanın ilk popüler uygulaması bana göre Facebook’tu. İnsanlar çılgınlar gibi durum paylaşıyordu ve birbirlerinin doğum günlerini kutluyorlardı (Samimi olmadıkları kişilerin bile). Çünkü amaç, çağa ve trende ayak uydurmaktı. Daha sonra Instagram ve Twitter uygulamaları popülerleşmeye başladı. Instagram’da, içtiği çaydan, giydiği kıyafete kadar her şeyi paylaşan bir topluluk vardı. Twitter’a ilk giriş yaptığımda ise, ‘Şu an ofisteyim’, ‘Bugün çok sinirliyim’ gibi gerekli gereksiz tweetler atan tayfa vardı. Zaman ilerledikçe Instagram, ‘Kendinde övebileceği özellikleri resmetme’ haline geldi. Twitter ise duygu ve düşüncelerine espri, bazen de kurgu katarak ilgi çektiren bir platform oldu. Ne yazık ki bu uygulamalar bazıları için pek yarar sağlayamadı. Özellikle de Instagram. İnsanlar dış görünüşlerini, bu platformda yer alan başka insanlarla kıyaslar oldu. Zamanla, kendilerinde birçok eksik özellik bulmaya başlayan insanlar çoğaldı. Bu düşünceler de birikerek bazı ruhsal rahatsızlıklara neden oldu. Kilit nokta, kendini değerli veya değersiz, güzel veya çirkin, iyi veya kötü hissetmek için sosyal medyanın genel yargısına teslim etmemek.
 
Last edited:

yusufolcer

Çaylak
iyi yanları var elbette ama kötü yanları çok daha fazla. iyi yanlarına bakarsak instagram artık bir ticaret portalı gibi olmuş. Kötü taraflarlarına bakarsak twitter bir manipülasyon aracı. intagram ise kişinin kendi hayatını unutup başka hayatları takip etmesi aslında kendi gerçeğinden kopması. Yani kişi neye ihtiyacı olduğunu instagramdan öğreniyor. Belki birgün davranış bilimcileri buna bir hastalık olarak teşhis koyarlar
 
Top